Zeytinyağlı Yemekler

Zeytinyağlılar: Sofraların İncisi, Sağlığın ve Lezzetin Soğuk Hali


Dünya mutfaklarında eşi benzeri olmayan, Türk mutfağının en zarif kategorisidir zeytinyağlılar. Sadece bir yemek değil, bir kültürdür; yaprak sarmasından taze fasulyesine, enginarından imam bayıldısına kadar her biri ayrı bir sanat eseridir. Genellikle soğuk servis edilen, dinlendikçe güzelleşen ve "bir gün sonra" en mükemmel tadına ulaşan bu yemekler, hafiflik ve sağlık arayanların favorisidir. Bu kategoride; sebzelerin o canlı renklerini kaybetmediği, kararmadan pişen, limon ve şeker dengesiyle damak çatlatan, Ege ve Akdeniz esintili en seçkin tarifleri derledik.

Zeytinyağlıların Püf Noktası: Şeker ve "Çiğden Basma" Tekniği

Zeytinyağlı yemeklerin olmazsa olmaz kuralı, pişerken içine mutlaka "Şeker" eklenmesidir. Şeker, sadece tatlandırmak için değil, zeytinyağının asidini dengelemek ve sebzelerin doğal aromasını ön plana çıkarmak için kullanılır (genellikle 1-2 kesme şeker). Diğer bir sır ise "Çiğden Basma" yöntemidir. Soğanı kavurmak yerine, tüm sebzeleri, yağı ve suyu tencereye çiğden koyup kapağını kapatarak kısık ateşte pişirmek, sebzelerin rengini ve besin değerini koruyan en sağlıklı yöntemdir.

Zeytinyağlı yemeklere neden şeker atılır?

Şeker, zeytinyağlı yemeklerin imza dokunuşudur. Zeytinyağının içinde bulunan hafif asidik yapıyı dengeler, yemeğe parlaklık verir ve sebzenin (özellikle domatesin) tadını yumuşatır. Yemeği tatlı yapmak için değil, lezzet dengesini (balans) kurmak için genellikle 1 tatlı kaşığı veya 1-2 küp şeker atılması önerilir.

Enginar ve kereviz gibi sebzelerin kararmaması için ne yapılmalı?

Bu sebzeler havayla temas ettiği an oksitlenir ve kararır. Bunu önlemek için sebzeleri soyar soymaz "Limonlu ve Unlu Su" dolu bir kaba atmalısınız. Pişirirken de bu unlu sudan bir miktar kullanmak, yemeğin renginin "beyaz" kalmasını ve suyunun hafif kıvamlı olmasını sağlar.

Zeytinyağlılar neden bir gün sonra daha lezzetli olur?

Zeytinyağlı yemekler "demlenme" yemeğidir. Piştikten hemen sonra zeytinyağı ve sebze suları henüz tam bütünleşmemiştir. Yemek soğudukça ve buzdolabında bir gece dinlendikçe, zeytinyağı sebzelerin içine işler, sos jelatinimsi bir kıvam alır ve lezzetler tam anlamıyla oturur.

Zeytinyağlı yaparken tencerenin kapağı nasıl olmalı?

Zeytinyağlılarda "buhar kaybı" istenmez. Bu yüzden sebzelerin üzerine, tencere kapağının altına bir kat "Yağlı Kağıt" serip kapağı öyle kapatmak (Cartouche tekniği) çok etkilidir. Bu yöntem, buharın tencere içinde dönmesini sağlar, sebzelerin rengini korur ve üstte kalanların da eşit pişmesini garanti eder.

Zeytinyağı yemeğe ne zaman eklenmeli?

İdeal olan, zeytinyağının yarısını pişirme aşamasında, diğer yarısını ("Sızma" olanını) ise yemek piştikten ve ılıdıktan sonra "çiğden" gezdirmektir. Bu yöntem, kaliteli zeytinyağının besin değerinin ısıyla kaybolmasını önler ve yemeğe mis gibi taze zeytinyağı kokusu ile parlaklık verir.

Zeytinyağlı taze fasulye neden "kılçıklı" veya sert olur?

Fasulyenin cinsiyle ilgili olsa da, pişirme tekniği de önemlidir. Fasulyeleri tencereye koyduktan sonra üzerine zeytinyağı, soğan ve domatesi ekleyip "hiç su koymadan" kısık ateşte sararana kadar kendi suyuyla kavurmak (sotelemek) yumuşamasını sağlar. Suyu sonradan azar azar eklemelisiniz.

Zeytinyağlı yemeklere salça konur mu?

Geleneksel İstanbul usulü zeytinyağlılarda (özellikle Enginar, Kereviz, Bakla, Pırasa gibi) "Salça" kullanılmaz; renkleri berrak ve sarı/yeşil olmalıdır. Sadece domates rendesi kullanılır. Ancak Barbunya veya Taze Fasulye gibi bazı çeşitlerde, yöreye göre çok az salça veya bol domates kullanılabilir.

Zeytinyağlılar sıcak mı soğuk mu servis edilmeli?

Kültürümüzde zeytinyağlılar "soğuk" veya "oda sıcaklığında" yenen yemeklerdir (Meze kategorisine de göz kırparlar). Sıcak yendiğinde zeytinyağının tadı ağır gelebilir ve yemeğin ferahlatıcı etkisi azalır. En makbulü, ılıdıktan sonra üzerine limon sıkılarak yenmesidir.